AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm
Astrid Arceron
Darence Elias
Cecil Arwen Dorofee
Foren Alator
Nadia Beauvoir
Harley McMannon
Rosalindie Meinhard
Rosalindie Meinhard
Aurora Clothilde
Savannah Claire Madden


Paylaş | 
 

 Sen İmkansız nedir, bilmez misin?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   Salı Haz. 01, 2010 4:57 pm

"Yoo, sakın..." diyebilmiştimki daha ayaklarım bir anda kaymış ve sırtüstü kapaklanmıştım Caprice' nin büyüsü yüzünden ve yukarıya doğru kalkamaya devam ediyordu ayaklarım. Ağrlığımdan dolayı havaya kalkmasında güçlük çekiyordu ayaklarım, bu iyiydi ama Caprice' ye gitmekte ısrarcı ayakkabılarım ve ayaklarım yere değen başımın pürüzlü zeminin çıkıntılarına çarpa çarpa sürüklenmeme neden oluyorlardı. Hep aynı yere darbe alan başımda kısa bir süre sonra ağrı oluşmaya başlamış ve hafiften şişmeye başlamıştı. Bu acıyla ne yapacağımı bilemeden sıkı sıkı sarıldığım asamı ona doğrultarak "Obscuro" diye bağırmıştım, ona doğru ters bir şekilde ilerlerken. Bir anda gözünde siyah bir band beliren Caprice'in görüş alanı kaybolunca büyüsü de etkisini kaybetmiş ve tak. Yığılı vermiştim yere kafamın üstüne; acıyla kaybolmuştu bilincim bir anda. Bir süre kendimi toparlamak ve etrafında kuşlar uçuşan başımın kendine gelmesini beklemk için sırt üstü yatılı kaldım. Daha sonra oturur pozisyona geçmiştim ama gözlerime inceden siyah bir perde inmiş ve oda hızla dönüyor gibi görüyordum. Kafamı hızlı bir şekilde yana doğru sallayarak bu baş döndüren görüntüden kurtulmaya çalışmıştım ama çok kötü bir düşünceydi bu; sanki beynim ters dönmüştü bir anda. Elimde asam, başım hafiften dönüyor bir şekilde yerden destek alarak zar zor kalktım ayağa. Dönen başımın bana olanak vermeyişi nedeniyle Caprice'yi bulabilmek için kendi etrafımda bir tur atmıştım ağırdan. Üç şişe ateşviskisi devirmiş gibi bir halim vardı. Hafiften sallanıyor, adımlarımı düz atamıyordum. Yanımda bulunan duvardan destek alarak kısık gözlerle ona bakıp "Şimdi işin bitti işte.." demiştim. Beynimin aksine sesim gayet netti. Asamı hırsla ayakkabı bağcıklarına yöneltmiş "Engorgio" diye bağırmıştım. Bağcıkları büyümeye başlamıştı bir anda. Bağcıkların büyümesinin hemen ardında "Oppugno," diye bağırmıştım. Bağcıklar bir anda onu yılan gibi sarıp uçlarıyla sert bir şekilde ona vuruyorlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caprice Anna Flower

V. SınıfV. Sınıf
avatar



Mücadele Tarafı : ZAY
Rp Sevgilisi : Ruhumu çaldı
Kan Durumu : Asil Kan
Patronus : Bengal Kaplanı

MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   Salı Haz. 01, 2010 9:18 pm



Yeniden karanlıkta kalan iki öğrenci odada tepişe dursun dışarıda fırtına almış başını gidiyor, yağmur damlaları şatonun duvarlarını acımasızca dövüyordu. Stewie, ayaklarından Caprice’ye doğru süzülürken asadan yanan ışık yeniden sönmüştü. “Karanlıkta daha sevimli gözüküyorsun yılancık.” Ayakkabı bağlarının bedenini sarmasından önce gözleri karanlıkla yeniden buluşurken elindeki asasını sıkı sıkı tuttu. “Ah!” Yüzündeki gülümseme bir anda mimiklerinden silindi. Ayaklarından bedenine doğru uzanan kalın sicimler onu yere yuvarlarken ağzında olmayacak yeni küfürler hayat buldu. “ Bunu ödeyeceksin velet, ah, lanet canımı acıtıyor, Ah!” İş mi? Eğlence daha yeni başlamıştı. Caprice bedenine yediği tokatları dişini sıkarak katlanırken elindeki asasını yılana doğrultmak için son bir hamle yaptı. “Bittin sen tıslayan surat.” Dişlerini son bir azimle sıkarak bağırdı: “Exhilaro” Yılanın dikkati dağılırsa onu da elbet rahat bırakırdı, değil mi? Derin bir nefes alarak ayağını geriye doğru çekip hızlıca ileriye doğru fırlattı. Ve işte ne olduysa o anda oldu, iksir dolabının kapağı gürültüyle patladı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/karakter-karty-f86/caprice-
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   Çarş. Haz. 02, 2010 1:32 pm

"Ne yapabilir-.." dememe kalmadan Caprice'nin asasından büyü fırlamış ve ben daha kalkan büyüsünü oluşturamadan zayıf vücudumu vurmuştu. Sanki küçük yaratıklar vücudumda dolaşıyor, her tarafımı gıdıklıyorlardı. Kendimi durduramıyor deliler gibi kahkahalar atıyordum. Sesim odayı öylesine dolduruyordu. Gülmekten karnıma giren ağrılar ve yavaş yavaşkesilen soluğum kahkahalarımı kesikleştirsede durmak bilemiyordum. Kızgındım ama bunu gösteremiyordum. Asam elimin ucunda öylesine sallanıyordu, onu tutmakta dahi güçlük çekiyordum; düşmesi an meselesiydi. Gülmekten yerlere yatmak deyimini o an anlıyordum karnımı tutarak itaat eder bir şekilde yere kapaklanınca. Asalı elimle karnımı tutarken artık canımı yakmaya başlayan bu kahkahalara engel olmaya çalışarak yeri yumrukluyordum. Pek bir işe yaramıyordu. Elim acımaya başlayınca ve öyle durdukça karnımın daha çok ağrıdığını düşününce debelenerek sırtüstü yattım. Tek bir pozisyonda duramıyordum, kahkahalarım beni sarsıyor, bir o yana bir bu yana dönmeme neden oluyordu. İşkence çekiyordum resmen ve artık durmalıydı. Suratım kıpkırmızı olmaya başlamış gözümden yaşlar akıyordu. Caprice'ye "Ar-... artı- ar-tık...dur.. durdur.. şu-nu.." diye yakınıyordum. Ama ne yaptıysa büyük bir gümbürtü olmuş iksir dolaplarının kapakları adeta patlamıştı bir anda. Kendime hakim olarak ayağa kalkmaya çalışıyordum, epey zorlansam ve kafamı duvara çarpsamda sonunda başarmıştım ayağa kalkmayı. Sol elimde tuttuğum hala elimdeydi ama onu pek kontrol edemiyordum. Elimi duvara yaslayınca bir anda kendi kendine hareket etmiş ve ucundan ne olduğunu bilmediğim bir büyü fırlamıştı. Tam karşımda dikilen Caprice' nin asasına çarpmıştı. Ben hem kahakaha atıp kemde olayları izlemeye çalışırken heyecanla şimdi ne olacağını bekliyordum. Caprice' nin asasına çarpıp bir anda artık önünde kapak olmayan iksir şişelerine çarpmıştı. Büyük bir şokla dolaba ve patlayarak etrafa saçılmaya başlayan iksirlerin dökülmesini izliyordum. Kahkahalarım durmuştu bir anda. Gözlerim açılmış yarattığım zarara bakıyordum. Kesinlikle yakalnırsam okuldan atılacaktım. Ağzım açık bir şekilde yerimde kalıp sadece sonumu izliyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caprice Anna Flower

V. SınıfV. Sınıf
avatar



Mücadele Tarafı : ZAY
Rp Sevgilisi : Ruhumu çaldı
Kan Durumu : Asil Kan
Patronus : Bengal Kaplanı

MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   Cuma Haz. 04, 2010 12:20 am



Bağcıklarla sarılmış beden çaresizce çırpındığında kahkaha sesleri kulağına ninniden çok feryat gibi geliyordu. Bacakları, iksir dolabının cam kapağını parçalarken kahkahalar atan veledin asası onarılamayacak keskin hatlı büyüyü ortalığa salmıştı. “YOO!!!”Asadan seken büyü Caprice’nin güçlü asasına çarpıp dokunulması tehlikeli iksir şişelerini bir bir patlattı. Profesör görse Stewei’ye yaptığı bu karışım için geçer not kesin verirdi. Tek fark kara kazanın yerini kumral cadının narin bedeninin almış olmasıydı. Attığı çığlıkların ikinci nakaratında benliğini kaybederken ruhu bedeninden ayrılmak için son çırpınışlarını sergiliyordu. Stewei ise öylece durmuş Caprice’nin yok oluşunu izliyordu. Üst raftaki yeşil iksirler alttaki kırmızı karışımınla birleştiğinde, oluk halindeki akışkan sıvı kumral cadının önce yüzüne akarken, saydam sıvı jölemsi bir kıvama gelerek yavaş yavaş tüm bedeni sardı. Caprice artık konuşmuyordu. Yüzü yoktu, bedeni yoktu. İnsan şeklini alan kocaman bir yağmur damlası görüntüsünden başka hiçbir şey yoktu.

Bir an sonra kumral cadının asası yerden havalanarak Stewei’nin asasına doğru uçtu. Korkmuş görüntüsünün arkasında meraklı gözlerle olanları izleyen öğrencinin asası elinden fırlayarak havada asalı duran diğer asa ile birleşti. Karanlık oda Caprice’nin bedeninden çıkan ışıkla florasan gibi ışıl ışıl parlıyordu. Bileşen asalar yerdeki şeffaf kütleden gelen beyaz bir ışık demetiyle sarmalandı. Bir ucu yerdeki cadıda diğer ucu asalardaydı. Bu artık yeni bir asaydı. Asa havada bir tur atarak ışık demetleriyle Stewei’yi de sararak sol elinin tam önünde durdu. Yerdeki kütleyi gösteriyordu, yok olan yaşamı yeniden var etmeliydi ve bu görev ona verilmişti. Beklide hatasını tamir etmesi gerekiyordu. Tanrı rolüne bürünmüş bir beşinci sınıf öğrencisi mi? Peki ama ona bu gücü kim vermişti? Hayat! Caprice’nin yaşam enerjisi o kadar güçlüydü ki, son anda ruhunu asası ile birleştirip Stewei’ye yol göstermesi için onunla birleşmişti. Caprice asasının aracılığıyla yavaş yavaş Stewei’nin bedenine girdi. Kalp atışları, aldığı nefes, elleri, asasının ruh gücü, arzuları ve ruhuna sakladığı tüm özlemler, gizler ve aşk… Yaşam enerjisi bu iki ruhu birleştirirken, uzaklarda bir kalbin atışı son buldu. Bu iki ruh artık tek bir kalp içinde atacaktı. Bu küçük yılanın kalbine davetsizce yerleşen Caprice, geleceğini hiç güvenmediği birine mi emanet etmişti? Ya Stewei, onu kabullenecek miydi? Ama ilk önce yapması gereken şeyi, Caprice’yi, yeniden şekillendirebilecek miydi?

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/karakter-karty-f86/caprice-
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   Cuma Haz. 04, 2010 2:15 am

Kendi sonum olduğunu düşünüyordum o an için olanların ama hiç de öyle değildi gerçekler. İksirlerin birbiriyle karışmasını, yavaş yavaş Caprice’yi sarmasını, Caprice’ nin yüzünün yavaş yavaş silinmesi ve ardından vücudunun da silikleşmesini; hepsini yavaşlatılmış bir gerilim filmi gibi ağır çekimde izliyordum adeta. Ben birini mi yok ediyordum yoksa bu sadece kabus muydu? Aslında ortak salonda kitabı okurken sızıp kalmıştım sıcağı görünce, böyle bir şey gerçek olamazdı. Daha önce böyle bir şeyi ne görmüş ne de okumuştum bir yerde. Bu bilgisizlik karşımda gerçekleşen olay karşısında iyice panik olmama sebep olmuştu. “Ben birini öldürdüm.” Diyebilmiştim yaşadığım şok nedeniyle kuruyan ağzımın ucuyla. Önce gayet akışkan olan sıvı Caprice’in kumral tenine deyince bir anda yoğunlaşmış ve onu tamamiyle sarmıştı. Korkan gözlerle izliyordum olanları, korkumun bana yaptırımları olmuştu o anda; bir iki adım gerilemiştim olduğum yerden. Bir şey bulmalıydım kendimi uyandıracak, ya da benliğimi bana geri kazandıracak. Kız resmen gözümün önünde kaybolmuş, şeffaf bir şekle bürünmüştü. Kapıya çarpana kadar geriledim karanlık oda da; tam kulpunu bulup çevireceğim anda asam elimden uçmuş onun asasıyla birleşmişti. Ne oluyordu böyle, nasıl bir şey yaşıyordu gece gece? Panikle iyice yapışmıştım kapıya. O sırada Caprice’in asasıyla benim asamın birleşmesiyle bir anda saydam vücudu bir ışık kaplamıştı. Neydi bu, yoksa ruhu mu? Onca beladan sonra bir de başıma hayalet mi dadanacaktı yoksa? Her şeyi merak edip hiçbir şeyi öğrenmek istememek nasıl bir karmaşaydı böyle. Korkmuş gözlerle bakıp aslında neler olduğunu anlayabilmek nasılda zordu. Kızın vücudundan çıkan ışıklar bir anda asalarla birleşmişti. Işığın hızla oluşturduğu yolu izleyerek gözlerimi bir anda asalara çevirmiştim. Kızın vücudundan çıkan ışık asaları da sarmalamıştı. Artık ortada iki değil tek bir asa duruyordu. Şaşkınlıkla bakıyordum asaya, Çevremde bir tur atınca ışık benim çevremi de sarmalamıştı. Korkuyla iyice açılan gözlerimle taradım bir anda etrafımı; gördüğüm tek şey beyaz bir parıltıydı. Başımı önüme çevirince asanın tam önümde durduğunu görünce irkildim bir anda. Asanın ucu bedenin olduğu yeri gösteriyordu; neydi bunun anlamı, o asayı elime mi almalıydım? Ya bu büyük bir aptallıksa, ya bana da aynı şey olursa? Bu kadarı riskli bir şeyi sineye çekecek yürek var mıydı bende? Bunu düşününce gülümsemeden duramadım bir an. Başka çarem yok gibiydi, ışık beni de sarmıştı; sol elimle tuttum asayı yavaş yavaş korkarak. Bir şeyler hissetmeye başlamıştı anında. Asayı tuttuğum elim cayır cayır yanarken bedenim buz kesmişti bir anda. Beynim kaos yaşıyordu, farklı düşünceler doluyordu yavaş yavaş ; hiçbir zaman düşünemeyceğim türden fikirler birikiyordu bir köşesinde. Bir soğuk akım gibi bir şey giriyordu vücuduma; aklım kadar kalbimi de etkiliyordu bu. Hissetmediğim duygular barındırıyordu, her zaman kaçtığım, zayıflık olarka gördüğüm duygular. İyiliği hissettiriyordu bana, tadi hep ekşi gelen o mendeburu her santimimde barındırıyordum. Nefret ediyordum kendimden bu duyguları hissettiğim tattığım için, bir yandan da hoşuma gidiyordu bu. Değişiktiler, insanın içini ısıtıyordular. Zarif bir dokunuş okşuyordu kalbimi sanki. Gözlerimi kapadığımda gördüm onu karşımda. İçimdeki kişiyi ve bana bu duyguları hissettiren periyi. Bir anda durulmuştu her şey, beynim ne yapmam gerektiğini bilir gibi ayaklarıma hükmediyordu. Usulca yaklaşmıştım Caprice'nin yanına ve oturmuştum hemen neredeyse var olmayan bedenin yanına. İlk defa geliyordu bu başıma; kalbim ve beynim birlikte çalışıyordu, iki düşman dost olmuştu bir anda. Artık ben yoktum, kendim değildim bu. Başka biriydi ya da hep sakladığım bir benliğimdi. Neydi tam olarak bilmiyorum ama o an tek bir kişi değildim o bu vücutta.

Asamı silik bedene çevirerek kafamdaki resmi iyice tasvir edip, bütünleştirdim büyüyle. Hiçbir şeyin bunu bozmasına izin vermeyecek şekilde konsantre olmuştum bu sihiri bu asadan akıtmaya. Gözlerimi kapamıştım yine; sarı parlak saçları, deniz mavisi derin gözleri ve beyaz pamuksu teniyle adeta bir peri duruyordu karşımda. Gülümseyip göz kırpıyordu bana, ben de ona gülümsüyordum. Bir anda asam yine harekete geçmişti; ucundan çıkan pembe ışıklar yavaş yavaş karışıyordu beyaza ve zaten silik olan vücudu iyice gözden kaybediyorlardı. Biraz sonra tekrar belirginleşmeye başlamıştı vücut; genel hatları belli olmuştu. İnce uzun zarif parmakları gayet net görünüyordu, dokunamk istedim ama dokunamadım; cesaret edemedim buna. Yavaş yavaş çekiliyordu ışıklar, ışıkların çekilmesiyle meydana çıkıyordu yeni oluşmakta olan yüz hatlarıda. Gözleri oluşmuştu önce ve ardından burnu çıkıyordu. Ve ağzı yavaş yavaş görüntüdekiyle eşleşiyordu; pembe ve hafif dolgun. Kulaklarını artık neredeyse çıkmış olan sarı saçları kapatıyordu. Kısa bir süre sonra her şey tamamdı yüzünde. Gözleri kapalı bir şekilde yatıyordu orada. Hem şaşkınlıkla hem de yeni bir maden bulmuşcasına bir etkilenmeyle gülümseyerek bakıyordum ona. Beyaz ışık hala sarılıydı etrafımızda; şimdi ne yapmalıydım, nasıl uyanıcak? diye sorular üretiyordum kafamdan. Tam o sırada bir şey geçmeye başlamıştı kolumdan, daha doğrusu ışık akıyordu kolumdan içimden doğru. Vücudumu saran ışık yavaş yvaş uzaklaşıyordu benden ve asanın diğer ucundan sarıyordu periyi. şık vücudumdan çekildikçe bazı duygularda çekilmişti vücudumdan, buna seviniyordum içten içe ama şimdi olacakların merakı gölgeliyordu bu sevincimi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Caprice Anna Flower

V. SınıfV. Sınıf
avatar



Mücadele Tarafı : ZAY
Rp Sevgilisi : Ruhumu çaldı
Kan Durumu : Asil Kan
Patronus : Bengal Kaplanı

MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   Çarş. Eyl. 01, 2010 5:30 pm

Ne mi oldu? Bir masal kahramanı daha hayata gözlerini ağlayarak açtı. Bir yılan ile bir porsuk! Yasak ama imkansız değildi.
Biz burada kesiyoruz, çünki daha sonrasında olanları, neler olacağını Hogwarts'ın içinde sizlerin gözü önünde yaşayarak, yaşatarak anlatacağız.


-Son-
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/karakter-karty-f86/caprice-
Sponsored content





MesajKonu: Geri: Sen İmkansız nedir, bilmez misin?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Sen İmkansız nedir, bilmez misin?

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

 Similar topics

-
» Herşey bir gün açığa çıkar.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-