AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm
Astrid Arceron
Darence Elias
Cecil Arwen Dorofee
Foren Alator
Nadia Beauvoir
Harley McMannon
Rosalindie Meinhard
Rosalindie Meinhard
Aurora Clothilde
Savannah Claire Madden


Paylaş | 
 

 Bitmeyen Kavga

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Bitmeyen Kavga   Perş. Haz. 03, 2010 10:04 pm

Kişiler: Lydia, Stewie..
Yer: Göl ve çevresi
Zaman: Tabiki akşam, yemekten sonra
Kurgu: Kütüphanedeki karşılaşmadan sonra altında kaldığı lafların öcünü almak isteyen Lydia'nın Stewie yaptıkları ve sonrasında neler yaşadıkları.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Perş. Haz. 03, 2010 10:34 pm

Stew akşam yemeğini yedikten sonra sindirebilmek adına göl kenarında biraz yürüyüş yapmak için kendini okulun dışına atmıştı. Göl kenarına vardığında hava çoktan kararmış, yıldızlar en parlak hallerini almış ve dolunay bütün ihtişamıyla gökyüzünün karanlığına meydan okuyordu. Sessizce gölün kıyısına varmış olan Stew yağmurdan dolayı hafif nemli olan çimlerin üzerine bırakmıştı kendini. Canı sıkkındı bu aralar, birçok düşünce vardı beynini kemiren ve birçok soru vardı cevapsız kalıp Stew'i çileden çıkaran. Yüzünü ekşiterek başını havaya dikip yıldızlara ve aya baktı. Ne kadar da telaşsızlardı, ne kadar rahat, ne kadar sakin bir yaşamdı onlarınki; bir yolu olsa diye düşündü Stew, bunlardan kurtulmanın bir yolu olsa. Vardı elbet bir yolu ama düşünecek vakti olmuyordu pek. Derslerdi maçlardı derken başbaşa kalamamıştı uzundur kendiyle, tartışamamıştı düşünceleriyle. İşte eline şimdi bir fırsat geçmişti. Telaşsız bir akşam tam da istediği gibi. Oturduğu yerden kalktı Stew ve ağır ağır yürümeye başladı gölün kıyısından doğru. Birkaç dersle fena halde sıkıntılıydı, kurtarmanın yolu zordu ama başaramayacağı bir şey değildi. Bu problemi çabuk geçti kafasından ve bir diğerine atladı. Sınavlar; onlara hazır mıydı, tam oalrak bilemiyordu ama asıl sıkıntısı bu da değildi bunu da geçti kafasından. Hem zaten daha çok vardı sınavlara. Asıl problem diye bir şey var mıydı onu bile bilmiyordu; kafasında adlandıramadığı o kadar çok şey vardıki. Usulca eğilip yerde dikkatini eken yassı beyaz taşı aldı eline. Biraz inceledikten sonra gerilip göle fırlattı aniden. Keşke her şeyi bu kadar çabuk çıkarabilseydi hayatından.

Taşın battığı yere doğru dalıp gitmişti bir anda. Gölün karanlık ve soğuk görüntüsü ensesinde bir üpertiye neden olmuştu ya da o mu sebep olmuştu ensesindeki ürpertiye yoksa başka biri mi vardı arkasında? Arkasına dönüp baktığında ondan birkaç adım uzakta duran kişinin varlığı bir anda şoka uğratmıştı Stew'i. Gözlerini kısarak bakıyordu Lydia'ya. Üzerindeki şoku atlatır atlatmaz yüzüne her zamanki sinsi ve çapkın gülüşü yerleşmişti. "Beni mi takip ediyorsun, yoksa sadece bir raslantı mı olduğunu söyleyeceksin?" dedi yüzündeki ifadeye biraz da kuşku katarak. Daha sonra bakışlarını tekrar göle çevirerek "Biliyorum bana hala deli gibi aşık olduğunu ufaklık, saklamana gerek yok." dedi sakin bir sesle. Yine can damarına bastığından çok emindi Stew.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lydia McCarthy

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : M.Kemal Atatürk & Cumhuriyet
Rp Sevgilisi : Melih Kerim Cenib
Kan Durumu : Ailemde olduğu gibi benimde damarlarımda safkan dolaşıyor.

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Perş. Haz. 03, 2010 10:56 pm


Akşam yemeğindeki tatlının tadı hala ağızımdaydı.O kadar yemeğin arasından bir tatlıma dokunabilmiştim.Carlie'yle ne kadar ufak bir durum olsada kavga etmemiz vücudumdaki tüm dengelerin altüst olmasına neden olmuştu.Carlie'yle hayatımız boyunca bir kere bile kavga etmemiştik ama sanırım bir yerden patlak vermiştik.İkimizinden hassas anına denk gelmişti.Birbirimizi kırmıştık,ne kadar düzelsekte sonrasında, yinede kendimi iyi hissetmiyordum.Birazcık kendime gelip,sakinleşmek adına göl kenarına inmeyi tercih ettim.Asamdan çıkan ışık, önümü görmemi sağlıyordu.Büyük ama yavaş adımlarla gölün etrafındaki şekilsiz kayalara ulaşmaya çalışıyordum.Yürüdükçe göl kenarından uzaklaşıyor izlemine kapılıyor,kendi kedime lanet okuyup duruyordum.Ciddiden sinirlerim altüst olmuş durumdaydı.
Göl kenarına ulaştığımda benim dışımda birinin olduğunu hissettim bir an.Yüzünü gördüğümde ise göl kenarına inmemin başından beri bir hata olduğunu vurdum yüzüme.En son kütüphanede kavga etmiştik kendisiyle.Yada ben kan kusmuştum mu demeliyim?Herneyse.O farketmeden göl kenarından uzaklaşma çabasına girmişken,ayağımın altında ezilen dal parçası benim burada olduğumu ele vermişti.Sinsii gözlerini kısarak bana baktı :"Beni mi takip ediyorsun,yoksa sadece bir raslantı mı olduğunu söyleyeceksin?" dedi yüzündeki kibirle.Ardından cevap vermeme izin vermeyerek."Biliyorum bana hala deli gibi aşık olduğunu ufaklık,saklamana gerek yok." bu cümlesini duyar duymaz vücudumu kısa bir kıkırdama dalgası sardı.Stewie bazen komik olabiliyordu."Bu halimle bile beni güldürdünya helal olsun Stewie.Şimdi git başımdan." diyerek ondan uzak olan bir kaya parçasına yürümeye koyuldum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Perş. Haz. 03, 2010 11:49 pm

Lydia kırkırdayınca yüzündeki çapkın ifade daha da bir yayılmıştı Stew'in yüzüne. Başını çevirip arkasına bakınca onunla bir anlığına göz göze gelmişti. O sözlerini söylerken Stew'de eski sevgilisinin yüzünü inceliyordu. Bir şey vardı halinde; üzülmüş, sinirlenmiş ya da kırılmıştı. Sinirlenmeisnin ve kırılmasının nedeni Stew olabilirdi ama üzülmesinin sebebi hayatta o olamazdı; Stew için tek bir gözyaşını dökmeyi bırak hiçbir şekilde kafaya takmazdı. Yavaş yavaş uzaklaşırken Stew "Ne mutlu bana, seni hala güldürebildiğime sevindim. Tabi güldüğünün ben olduğumu sanmıyorum, sen kendi haline gülüyor gibisin." dedi sinsi sinsi arkasından bakarak. "Gerçekler bir anda aklına gelince... Düşününce, ben olsam bende gülerdim kendi çaresizliğime..." dedi sakin ses tonunu koruyordu; böylesi daha çok sinirlendirirdi onu, biliyordu. Usulca bir adım attı ona doğru, her zamanki havalı halini takınmak içinde ellerini cebine soktu Stew. Alttan alttan inceliyordu Lydia'yı, "Bir de sırası gelmişken, yanıma gelen sensin, bana meraklı olan sensin ve bana o şekilde bir emir veremezsin ufaklık. Buna gücün yetmez." dedi Stew, içindeki kibiri düpedüz ortaya sererek. Bu sefer haksız bir kibi değildi, haklıı olan oydu; ilk o gelmişti sonuçta ve kimse sonradan gelip huzurunu bu şekilde bozamazdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lydia McCarthy

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : M.Kemal Atatürk & Cumhuriyet
Rp Sevgilisi : Melih Kerim Cenib
Kan Durumu : Ailemde olduğu gibi benimde damarlarımda safkan dolaşıyor.

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Cuma Haz. 04, 2010 12:05 am

Ondan uzaklaşmaya çalışırken o daha da yaklaşıyordu.Bir kerede ben yokmuşum gibi davranamazdı zaten ! Birbirimiz için bir rahatsızlıktan fazlası değildik.Belki üzgün olduğumu anlarda sataşmaz diye düşündüm.Ama bu kadar anlayışın Stewie için fazla olduğunu tahmin etmeliydim."Ne mutlu bana,seni hala güldürebildiğime sevindim.Tabi güldüğünün ben olduğumu sanmıyorumisen kendi haline gülüyor gibisin." dedi sinsi sinsi arkamdan bakarak."Gerçekler bir anda aklına gelince...Düşününce,ben olsam bende gülerdim kendi çaresizliğime."dedi kibirli ses tonuyla.Hah! Çaresiz olan kişi kendisinden başkası değildi oysaki.Stewie çıktığımız süreçte çok iyi tanımıştım.'Bana değer vermeyen kız,kız olamaz' düşüncesiyle yol katetmeyi uman kibirli bir erkekti.Bana üstten bir şekilde bakarak:"Bir de sırası gelmişken,yanıma gelen sensin,bana meraklı olan sensin ve bana o şekilde bir emir veremezsin ufaklık.Buna gücün yetmez." dedi.Bu böyle çözüm bulmıyacaktı.Onu dinlemek zorunda değildim.1 dakika için hayallerini gerçekleştiriyormuş gibi yapacak sonra hayalleriyle birlikte onuda suya düşürecektim.Hayatı boyunca ondan hoşlanmayan tek kız aşkını itiraf ediyormuş gibi bir ifade yerleştirdim yüzüme:"Bunu uzun zamandan beri söylemeyi umuyordum Stewie.Doğru zamanı bekliyordum ama sanırım sırası geldi.Sana sadece iki kelime söyleyeceğim-gülümseyen yüzümü iğrenir gibi buruşturdum-CANIN CEHENNEME !" cümlemi bitirir bitirmez olayları sindirmeye çalışan Stewie'nin vüdunu göle doğru ittirdim. Suya birşey düşmüşçesine ses çıkınca:"Ohhh...Stewie önüne bakmayınca daha tatlı luyorsun." dedim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Paz Haz. 06, 2010 7:31 pm

Bir anda gölün soğuk suları işlemişti Stewie'nin içine. Tamamen suyun içindeydi beni ve aşırı soğuktan cayır cayır yanıyor gibiydi. Nefes alma güdüsü onu yüzeye çıkması için zorlamıştı. Bir anda kafasını sudan çıkarınca daha bir üşümüştü başı, esen rüzgar saçlarının dibinden beynine giriyordu sanki. Hasta olacağı kesindi ama yine de olmamayı umut ediyordu. Hastane kanadını çekemezdi şu ara. Stewie'yi soğuk suya atmakla kalmamış bir de karşısında ona hakeret bulunan Lydia zaferle kahkaha atarken Stewie kenara doğru yüzmeye başlamıştı. Sudan çıkmakla çıkmamak arasında gidip gelirken rüzgarın bu denli esmesi onu çıkmamaya ikna etmişti. Dudakları morarmıştı birkaç dakika içinde, çenesi titreyerek "Seni ördek beyinli, tehlikeli sularda yüzmek istiyorsan seni kırmayalım." deyip bir anda suyun altından çıkardığı eliyle Lydia'nın ayak bileğini yakalayıp çekmişti. Lydia'nın kalçasının üstüne düştüğü belirten tok bir ses çıkmıştı önce. Kız çığlıklar atarken Stew "Boşuna bağırma, gel de suyun tadına bak.." deyip onuda gölün soğuk sularına çekmişti. Ayak bileğinden sürükleyerek onu gölün ortalarına doğru götürüyordu yüzerek. "Nasıl karada oksijensiz kalıp saçmalamana neden olan beynin suda çözündü mü?" diye sordu pis pis sırıtarak. Zaten soğuk germişti iyice yüzünü, dudakları ipince görünüyordu gülerken.

Gölün kıyıdan uzak yerlerine ulaştığında bir anda bırakmıştı Lydia'nın ayağını. ŞAşkınlık verdiği etkiyle olmalıydı ki kız bir anda suyun altına doğru gitmeye başlamıştı. Yakasından yakalayan Stewie onu tamamen suyun altına sokup çıkardı. "Mutlu musun, he, söyle mutlu musun?Özür dile hemen benden." diye bağırıyordu sinirle ve başının üstüne bastırarak tekrar suyun altına soktu çıkardı kızı kurumasına asla izin vermicekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lydia McCarthy

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : M.Kemal Atatürk & Cumhuriyet
Rp Sevgilisi : Melih Kerim Cenib
Kan Durumu : Ailemde olduğu gibi benimde damarlarımda safkan dolaşıyor.

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Ptsi Haz. 07, 2010 12:08 am

Sevinç kahkahalarımı atarken bir anda kendimi yerde buldum.Belime hakim olan yoğun acı eşliğinde göle doğru sürükleniyordum.Bir nevi Stewie'nin bacağımı bırakması,bir nevide birinin beni duyması uğruna tiz çığlığımı atıverdim."Boşuna bağırma,gelde suyun tadına bak."dedi beni gölün soğuk akımına çekerek.Soğuk,hücrelerimde dolaşıyor,sanki kanım vücudumda dolaşamıyordu.Hareket etmemin zorlaşmasıyla Stewie'nin sürüklediği yere gidiyordum gönülsüzce."Nasıl karada oksijensiz kalıp saçmalamana neden olan beyin suda çözündü mü?" dedi içindeki kini kusarak.Ağızıma giren soğuk sulardan dolayı cevap veremiyordum ona ne kadar istesemde.Sadece henüz donmamış beynimle düşünebiliyordum.Bir anda eskiye gitti aklım. 4 ay önce Stewie'yle ölümüne düşman olacaksınız,birbirinizi suda ölesiye boğmaya çalışacaksınız deseler inanmazdım.Bazen Stewie'ye hak veriyordum.Eskiden,onla evlenme hayali kuran kızlardan biriydim bende.Sadece görüntüsü değil,beni ona çeken bir şey vardı eskiden.Onun içinse onunla çıkmak içiin güzel bir kız olman yeterdi.Bunu farkettiğimde Stewie tarafından terkedilmiştim.Bir nevi gözümü tekrardan dünyaya açmıştım.Bu kavgalarımızın sebebide Stewie'in benim hala aynı kişi olduğumu düşünmeseydi.Ona tapan ezik bir kız.Ben öyle bir kız değildim artık. Bunu kanıtlamaya ne kadar ihtiyacım olmasada,Stewie'in hep gülünmüş yüzüne ondan nefret ettiğimi haykırmak istiyordum bazen.Stewie,kafamı bastırarak suyun derinliklerine inmemi sağladı.Ardından kafamı ufak bir şekilde çıkardı.Ben ise birazcık oksijen pahasına keskin soğuk havayı ciğerlerime çektim. "Mutlu musun,ha,söyle mutlu musun?Özür dile hemen benden." diye bağırıyordu bana en şiddetli sesiyle. İşte bu eskiden bana beni sevdiğini söylemesi gibi sahte değildi.Ben özür dilemedikçe kafamdaki elleri güçleşiyor ve suyun altında daha uzun kalmama sebep oluyordu.Onun elinden kurtulmak için ona karşı koymayı bırakarak içimdeki karanlığa doğru gözlerimi yumdum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stewie Amadeus

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Lady'm nere ben oraya, onun eteklerinden ayrılmam ulem
Rp Sevgilisi : Caprice Anna Flower
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Çakal

MesajKonu: Geri: Bitmeyen Kavga   Ptsi Haz. 07, 2010 1:28 am

Stewie onu suyun altına ittikçe büyük bir çabayla direnen Lydia ağzına dolan sulardan konuşamıyordu pek. Acımasızca onu gölün soğuk sularına batıran Stew beklediği özürü duymadan bırakacak gibi değildi genç bayanı. Sinirden yine gözünün önüne siyah bir perde inmiş, gerçekleri göremiyordu Stew. Sadece hıncını çıkarmak istiyordu, vücudunu bu sinirden arıtmak; zaten gergindi bu gece bu olaylarda tuz biber olmuştu onun kararmış sinirlerine. Öfke sarmıştı vücudunu, her hücresini yönetiyordu adeta. Bırakmak istese de yapamıyordu nedense. Sadece küçük bir olaydan kaynaklanan bir öfke miydi bu onu düşündü bir an Stewie. Değildi, buna emindi; sadece bu geceyle ilgili değildi olanlar. Eskilerinde etksi vardı biraz üzerinde; geçmişte kalmıştı bazı yanları, onları kurtarmak istiyordu tamamen. Ne vardı geçmişte bu kadar sinirlenecek? Terkeden de oydu, kimeydi, niyeydi bu öfke? Hiçbir şey nedensiz değildi; sadece bunu biliyordu, adı gibi emindi. Terkeden oydu ama haklı sebepleri de vardı elbette. Gerçekler saklanmıştı ondan, kandırılmış hissetmişti kendini; aldatılmak gibi bir şeydi bu Stewie için.

O mazie dalmışken bir anda Lydia'nın bedeni hareketsizleşmişti. Stewie şaşkınlıkla yakalarından tutarak kaldırmıştı kızı ay ışığına. Gözleri kapalıydı ve tamemen kendinden geçmiş gibiydi. Bunu görünce elleri gevşemişti bir an Stewie'nin, kız suya batmaya başlayınca tekrar tutmuştu. Ne yapacaktı şimdi, yine ne haltlar yemişti de başına bunları açmıştı bir anda. Beladan iki dakika uzak kalamıyordu, çekiyordu hep. Telaşla Lydia'nın cansız bedenini sarmalayıp geri geri yüzmeye başladı kıyıya doğru. Yol bitmek bilmiyordu bu sefer, oysaki ne çabuk gelmişlerdi ortaya. Kıyıya varır varmaz zorla atmıştı hem kendini hem de Lydia'yı çimlerin üzerine. Güzelce yatırmıştı Lydia'nın bedenini yere ama şimdi napıcaktı ki. Panikle diz çöktü yanına, elini ayağını nerey koyacağını bilemeden yüzünü örten saçlarını geriye doğru attı eliyle. Sonra arkasını dönüp şatoy doğru baktı belki yardım edecek birini görürüm umuduyla ama gecenin bu kör karanlığında tek başınaydı bu baygın vücutla. Dönüp tekrar soğuktan sararmış yüze baktı; bir anda aklaına eserek kulağını kızın göğsüne dayadı ve kalbini dinledi. Yaşıyordu, evet, bunu duyunca Stewie'nin içi biraz rahatlamıştı. KAfasını kaldırdı tekrar, kıza baktı; kalbi atıyordu ama ciğerleri inip çıkmıyorfu. Elini burnunun ucuna tutunca nefes almadığını farketti. Boğazına su kaçtı aşikardı ama asıl problem Stewie'nin onu oradan nasıl çıkaracağıydı. Herhangi bir büyü yapması yeterli olurdu ama ne, hangi büyü?Çıkardığı asasını umutsuzca çimlerin üzerine bıraktı. Midesine basınç yapmayı düşündü bir an ve yaptı da ama pek bir işe yarıyormuş gibi görünmüyordu. Tek başına bir işe yaramayacağını zaten biliyordu. Ama bunu yapmak istemiyordu; çaresizce etrafına bakındı, bir umut ama nafile. Yüzüne yerleşen çaresiz ifadeyle yavaş yavaş eğildi kızın yüzüne doğru Stewie; Derin bir nefes alıp birleştirecekti el mahkum dudaklarını Lydia'nınkilerle..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Bitmeyen Kavga

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-