AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm
Astrid Arceron
Darence Elias
Cecil Arwen Dorofee
Foren Alator
Nadia Beauvoir
Harley McMannon
Rosalindie Meinhard
Rosalindie Meinhard
Aurora Clothilde
Savannah Claire Madden


Paylaş | 
 

 Kaçış

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Chryseis

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız.

MesajKonu: Kaçış   Perş. Ağus. 05, 2010 8:43 pm

Yatağında aniden dikildi genç kız. Başı dönmeli, gözü kararmalıydı ama olmadı. Gözünü bile kırpmadı. Üstüne örttüğü mavili battaniyesini pürüzsüz, bronz bacaklarından sıyırdı. Yataktan kalktı, geceliğinin eteği baldırlarından diz üstüne düştü. Ayağına terliklerini giydi ve Ravenclaw Kulesi'nden dışarı çıktı. Kendinden emin, fakat Imperius lanetine maruz kalmışçasına boş gözlerle ilerliyordu. Yine çağırılıyordu belli ki. Merdivenleri çabucak indi ve avluya vardı. Kim var kim yok diye takılmadan, kapıyı açtı ve gece soğuğu pilili geceliğini kaldırdı. Aldırmıyordu, sanki hissetmiyor ve görmüyor gibiydi. Hızlandı, okul bahçesinde hızla ilerleyerek Yasak Orman'ın girişine vardı. Bir an bile tereddüt etmeden daldı korkutucu ormana. İçeri girer girmez ay ışığı da yok olmuştu. Ama ayakları, nereye gideceğini biliyor gibiydi. Ormanın derinliklerine doğru ilerledi, koca bir kayın ağacının önünde durdu. Ağacın arkasındaki kayaya doğru yöneldi. Ama hayır, aslında bir kaya değil, bir inin girişiydi burası. Altında bir kaydırak varmış gibi, kayarak içeri girdi. İçerisi beklenilmesi gibi toprak değildi, aksine bir malikâne gibiydi fakat her taraf sütunlarla doluydu. Uçsuz bucaksız görünüyordu. Genç kızın dalgalı sarı saçları havalandı. Şimdi önünde yakışıklı bir beyefendi vardı. Soluk teni, gülümseyişini tehditkar bir gülüşe çeviren uzun, sivri köpek dişleri ve kan kırmızısı gözleri vardı. O bir vampirdi.
Vampir, ağır bir İngiliz aksanıyla genç kızı karşıladı, "Hoşgeldin." Genç kız bir an titredi, gözlerindeki perde kalktı. Şimdi ne yaptığının farkındaydı. "Hiç de hoşgelmedim. Geldiğimin farkında bile değildim." dedi sitemkâr bir sesle. "Devam edemeyiz Sebastian, bunu biliyorsun. Yakında okulda başım derde girecek." Ama vampir, genç kızdan vazgeçecek gibi görünmüyordu. Sivri tırnaklarla bezenmiş beyaz elinin işaret parmağını sağa sola salladı. "Hayır, hayır Ciéra, hayır birtanem. Tabii ki devam edebiliriz. Sana söz veriyorum ki okulda başın derde girmeyecek tatlım." Ciéra'nın gözlerinin içine dikkatle baktı, sert bir sesle, "Canımı sıkma," dedi. Bir an sonra, kız sahte bir neşeyle gülümsemiş, "Tamam o zaman," demişti. Sebastian acımasızca gülümsedi. Kurbanlarını kontrol etmek ona ilginç bir haz veriyordu. Ama asıl ilginç olan, bu kıza duyduğu iştahtı. Kanı öylesine doyurucu geliyordu ki ona, öldürmeye kıyamıyor, her seferinde ramak kala bırakıyordu. Ama bu sefer çok açtı. Günlerdir avlanmıyordu, Ciéra'yla devam etmemesi gerektiğini bildiğinden kendine engel olmaya çalışıyordu. Fakat bu gece, dayanamayacağını anlamış, kızı huzuruna getirmişti. Sebastian, bir banka çöktü ve eliyle genç kızı yanına çağırdı. Kız itaatkâr bir biçimde yanına oturdu, kafasını yana eğdi ve boynunu vampire teslim etti. Isırık acı vericiydi, aynı zamanda vampirin gözleriyle yaptığı oyunun etkilerini yok etmişti. Vampir açlıkla beslendi, beslendi. Ciéra ses çıkartmıyordu, ta ki durmayacağını anlayana kadar. Sebastian, her seferinde öldürmeden bırakırdı. "Sebastian, yeter!" diye seslendi. Fakat vampir öyle açtı ki duymuyor, görmüyor gibiydi. Sadece besleniyordu. "SEBASTIAN!" Bağırışları yetersiz kalan kız, artık yorgun ve halsiz düşüyordu. Kanın vücudundan ayrılması onu iyice güçsüz bırakmıştı. Eliyle çevrede sert bir cisim aradı, eli soğuk, demir bir cisme değdi. Hareket ettirebildiğini anladığında onu son gücüyle kaldırdı ve vampirin kafasına geçirdi. Beslenmeyi bırakan vampir, ne olduğunu anlamadan Ciéra koşmaya başladı, kanın emilmemesi bile gücünü artırmıştı sanki. Sütunlara tutunarak ilerlemeye devam etti. Ağlıyordu şimdi, vampir sıvısı onu hissizleştiriyor ve güçsüz düşürüyordu. Ama vampir sıvısı artık yoktu. Ağrı arttıkça yavaşladı ama bu sefer vampir koşmaya başlamıştı. Bir an sonra yanındaydı ama sadece tırnakları değebildi kızın kollarına, Ciéra bir şaşırtmacayla yana kaçmış, sonra ileri koşmaya devam etmişti, koştu, koştu, girişe kadar koştu. Tırmanmaya çalışırken vampir onu yakaladı, ona arkasından sarıldı. "Özür dilerim, özür dilerim, çok özür dilerim..." diyerek af diliyordu ondan. "Bırak gideyim," diye fısıldadı Ciéra. "Lütfen, Sebastian, bırak gideyim." Vampir kollarını kızın bedeninden çekti ve gözden kayboldu.
Ciéra dışarıdaydı, oksijenin etkisiyle daha iyiydi şimdi. Fakat başka vampirler kokusunu almadan kaçmalıydı. Kayın ağacının önünde koşmaya başladı, rotasını hiç değiştirmemesi halinde bahçeye çıkabilirdi. Öyle oldu da, şimdi bekçi kulübesinin yanı başındaydı. Okula doğru koştu, can havliyle kapıyı açtı, yatakhaneye gidebilmeyi umuyordu. Ancak ikinci katta takati kalmadı, ve ilk kapıdan içeri girdi. Sırtını kapıya yasladı ve ağlamaya başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Carlie Myracle

VII. SınıfVII. Sınıf
avatar



Mücadele Tarafı : Gryffindor.
Rp Sevgilisi : Buralar dutlukken Thomas'tı, şimdi Damian.
Patronus : Beyaz Tavuskuşu.

MesajKonu: Geri: Kaçış   Perş. Ağus. 05, 2010 11:02 pm

Kütüphanelerin sessiz olması iyiymiş. Kimin felsefesi ki bu? Tanrım, sessiz ortamlar -özellikle aşırı sessizleri- canımı çok sıkıyor kabul etmeliyim. Tek bir sayfa sesi bile gelmiyordu. İtiraf etmeliydim ki, şaşırdım. Daha önce konuşanlar olurdu ve her seferinde kütüphane görevlisi tarafından susturuldular. Bugün ne değişmişti sanki? Hani birde kapıyı en yakın olan masada oturuyordum ve koridordan kahkahalar atanların sesi falanda gelmiyordu. Tam tamına ters bir insan olduğumu kabul ediyordum, bunu inkar edemem. Sessizliği sevmiyordum ve aşırı gürültüyüde sevmiyordum. Ama ses olmalıydı işte. Derin bir iç çektim ve önümdeki kitaba gömmeye çalıştım yüzümü. Ama okuduğum cümlelerden birşey anlayamıyordum.

"Lyd, tanrı aşkına ortak salonda yapamazmıydık şu okuma işini." Bulumduğum yerde sessizce (!) inledim.

"Pekala sen ortak salonda Lorena'nın gürültüsünü çekebilirsin." Önünde bulunan kitapları toparladı ve kolunun arasına sıkıştırarak diğerlerinin bulunduğu masaya doğru ilerlemeye başladı. Harika, herşeyi berbat ediyorsun Carlie.

Lydia'nın arkasından gitmek için yeltenmedim. Kırılacağı birşey yapmamıştım. Sadece o bu aralar ondan birşeyler sakladığımı düşünerek fazla kırılgan davranıyordu. Haklı olabilirdi. Bugüne kadar ondan hiçbir şey saklamamıştım. Ama bugünlerde kendimi sürekli bayılmaya yüz tutmuş hissettiğimi söylesem kolumdan tutar, hastane kanadını boylatırdı bana. En son isteyeceğim şey, o şifacı bozuntularının eline düşmekti. Elimdeki kitabın arasına bir ayraç koydum ve parmaklarımla masada ritim tutmaya başladım. Kestane renginde kısa küt kesilmiş saçlarıyla bana garip bir bakış fırlattı. Kıza dönüp ne var dercesine bir karşılık verdim ve gözlerimi kıstım. Aynı anda önüne döndü. Bir an bir ses duyduğumu sanıp istemsizce kafamı kapıya doğru çevirdim. Benimkiler kadar açık renk saçları olan, uzun boylu kız içeriye daldı ve kendini duvara yaslamasıyla, ağlamaya başlaması bir oldu. Bu kızı tanıdığımı biliyordum. İsmini hatırlamaya çalıştım. Bingo!

"Céira? Sen iyi misin?" Kız ağlamaktan kızaran gözlerini bana çevirdi. Cebimde bir peçete olduğunu hatırladım ve elimi peçeteyi kıza uzatmak adına cebime götürdüm.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/carlie-myracle-t
Chryseis

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız.

MesajKonu: Geri: Kaçış   Perş. Ağus. 05, 2010 11:17 pm

İçeride birinin olduğunun farkında değildi. Hıçkırıkları yüzünden olmalıydı. Şiddetle titriyor ve sallanıyordu. Gözyaşları göğsünü yakıyor, görüşünü bulanıklaştırıyordu. Yaşıtı bir Gryffindorlu olduğunu tahmin ettiği biri sandalyesinde arkasına dönmüş Ciéra'ya doğru bakıyordu. "Ciéra? Sen iyi misin?" Tahmini doğruydu, Carlie'ydi bu. Sarı saçlı hoş bir kız olduğunu biliyordu. Konuşmuşlukları vardı. Ağlamaktan kıpkırmızı gözlerini ona doğru çevirdi. Carlie, cebinden bir mendil çıkarıp ona doğru uzattı. "İyiyim ve teşekkürler." Ama sesi hiç inandırıcı değildi. Sesi çatlamış, huzursuzluğunu belli etmişti. Herhalde kız depresyonda ya da sevgilisinden ayrılmış olduğunu düşünecekti. Aman anlamasın da, diye geçirdi içinden Ciéra. Bu her şeyden önemliydi.
Dizlerini karnına doğru çekti ve bacaklarına kollarını doladı. Böylece ısırıkları ve çizikleri göz önünden saklayabilirdi. Acı artıyordu, sabretmesi zordu. Bir an nerede olduğunu, kiminle olduğunu unutarak acıyla inledi. Canı öyle yanıyordu ki. Olduğu yerde kıvrandı, boynunu ortaya çıkarıp elini derinleşmiş deliklere bastırdı. Etraf kana bulanmıştı şimdi. Sebastian boynunu yalamamıştı ki yara kapansın, acı dinsin. Suç hep Sebastian'daydı ama, devam etmemeleri gerekirken onu çağırmış, kendini Ciéra'nın kanında kaybetmişti. Acıyla iç geçirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Carlie Myracle

VII. SınıfVII. Sınıf
avatar



Mücadele Tarafı : Gryffindor.
Rp Sevgilisi : Buralar dutlukken Thomas'tı, şimdi Damian.
Patronus : Beyaz Tavuskuşu.

MesajKonu: Geri: Kaçış   Perş. Ağus. 05, 2010 11:30 pm


"İyiyim, Teşekkürler."

Gözlerimi kızın kızarmış gözlerine diktiğimde elimden mendili titreyen elleriyle aldı. İyi misin diye sormanın baştan hata olduğu belliydi. İyi olmadığını biliyordum ve tabikii iyiyim diyecekti. Söylerken sesinin çatlamasından ve şuanki halinden belliydi. Bir kilometre ileriden gören biri bile bunun kolaylıkla farkına varabilirdi. Kız dizlerini karnına doğru çekti ve kollarını bacaklarına doladı. Bulunduğum sandalyede ayağa kalktım ve kızın bulunduğu yere çöktüm. Birşeyler gizlemeye çalışırcasına rahatsızca kıpırdanıyordu yerinde. En sonunda pes elini boynuna götürdü. Gözlerim birkaç delik görür gibi oldu. Hayal gücüm bana oyun oynuyor olamazdı ve zaten kanıyordu da. Endişeyle doğrulmaya çalıştım ve kıza doğru biraz daha yaklaştım.

"Ciéra, iyi olduğunu sanmıyorum? Hastane kanadına gitmeliyiz. Endişeleniyorum ve ne olduğunu anlatırsan yardımım dokunacağından eminim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/carlie-myracle-t
Chryseis

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız.

MesajKonu: Geri: Kaçış   Perş. Ağus. 05, 2010 11:43 pm

Carlie yerinden kıpırdayana kadar orada olduğunu unutmuştu. Önce gözleri faltaşı gibi açıldı, sonra acıyla yeniden kapandı. "Ciéra, iyi olduğunu sanmıyorum? Hastane kanadına gitmeliyiz. Endişeleniyorum ve ne olduğunu anlatırsan yardımım dokunacağından eminim." dedi Carlie. Sana ne, dememek içi zor tuttu kendini Ciéra. Uzak durmalıydı o kız Ciéra'dan. En azından şimdilik bulaşmamalıydı. "Gelemem hastane kanadına falan! Ne gördüysen unut, ben burada değildim. Hiç görüşmedik, tamam?" Sesi çatlamamıştı en azından ama gözlerindeki damlalar durmuş değildi. Burnunu çekti, kalkmaya çalıştı ama gücü yoktu. Kanı akmaya devam ediyordu, çok güçsüzdü artık. Ölecekti, biliyordu. Yüzünü dizlerine gömdü ve çaresizlikle ağlamaya başladı. "Lütfen yardım et," dedi. Sesi fısıltı gibiydi, dışarıya da boğuk çıktığını biliyordu ama duyulduğundan emindi. "Yardım et Carlie. Artık baş edemiyorum. Hep aç, bana aç, kanıma aç. Artık kendini durduramıyor ve ben ölmekten çok korkuyorum. Lütfen yardım et..." Son umuduydu Carlie. Ölecekti artık, kanı boynundaki deliklerden akarken ona yalvarmaktan başka çaresi yoktu. Yardım etmeliydi. Etmek zorundaydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Carlie Myracle

VII. SınıfVII. Sınıf
avatar



Mücadele Tarafı : Gryffindor.
Rp Sevgilisi : Buralar dutlukken Thomas'tı, şimdi Damian.
Patronus : Beyaz Tavuskuşu.

MesajKonu: Geri: Kaçış   Cuma Ağus. 06, 2010 2:30 pm

"Gelemem hastane kanadına falan! Ne gördüysen unut, ben burada değildim. Hiç görüşmedik, tamam?"


Göz yaşları hala kızın gözlerinden akmaya devam ediyordu. Yeterince çatlak çıkan sesi içimde birşeylerin hareketlenmesine neden oldu. Onun ne dediği umrumda değildi, onu bu halde bırakamazdım. Bunu benim dışımda herkes belki yapardı ama ben bu şekilde onu yüzüstü bırakamazdım. Burnunu çekti ve ağlamasını dindirmek için olan çabalarında başarılı olamadı. Yüzünü dizlerine gömdü ve ağlamaya devam etti. Hıçkıra, hıçkıra ağlıyordu.

"Yardım et Carlie. Artık baş edemiyorum. Hep aç, bana aç, kanıma aç. Artık kendini durduramıyor ve ben ölmekten çok korkuyorum. Lütfen yardım et..." Boynundaki deliklerden kanlar hala boşalıyordu. Elim ayağım birbirine dolaşmıştı.

"Sana yardım edeceğim tabikii. Bırakamam seni. Ama izin ver şu yaraların için birşeyler yapalım."

Kanları gördükçe bende sanki oluk oluk kanlar benden boşalıyorcasına güçsüzleşiyordum ama bugün olmazdı. Kanın kokusunun beni burada boylu boyuna yere sermesine izin veremezdim. Elimden geldiğinde nefesimi o kokuya teslim etmemeye çalıştım. Bir peçete daha çıkarıp kızın boynuna doğru hafifçe bastırdım.

"Tergeo!" Cebimde bulunan asanın ucunu sessizce kızın yaraların üzerinde gezdirdim. Kanlar temizlenmeye başlamıştı ancak akmaya devam ediyordu. "Ferula!" diye mırıldandım tekrar. Sargı bezi kızın boynundaki deliğin üzerine bir çeşit pansuman uyguladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/carlie-myracle-t
 

Kaçış

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-