AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
Yabani Otlar
Bir Kulüp Mü Kuruluyormuş | Bir Tıkla Bakalım!
- Duyuru Panosu -
Işık Tapınağı
Model Değiştirme
Model Başvuruları
Debbie'nin Grafik Galerisi *yeni
' Cuteness s i g n a t u r e s.
La Révolte
Özel Model Başvuruları
Salı Mart 15, 2016 10:01 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:43 am
C.tesi Ekim 02, 2010 11:08 am
Perş. Eyl. 30, 2010 11:07 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 10:04 pm
Perş. Eyl. 30, 2010 6:40 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:37 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 8:25 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 6:13 pm
Çarş. Eyl. 29, 2010 4:35 pm
Astrid Arceron
Darence Elias
Cecil Arwen Dorofee
Foren Alator
Nadia Beauvoir
Harley McMannon
Rosalindie Meinhard
Rosalindie Meinhard
Aurora Clothilde
Savannah Claire Madden


Paylaş | 
 

 Tatlı Tesadüf

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Valeria Scotfield

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Z.A.Y.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Anka Kuşu

MesajKonu: Tatlı Tesadüf   Ptsi Ağus. 09, 2010 8:37 pm

KİŞİLER

Damien Hercules Demexas, Valeria Scotfield

ZAMAN

Bulutsuz bir mayıs gecesi.

KURGU

Yaşadıklarımız ağır gelir bazen. Yaşam tarzımıza uymayan, normal şartlarda katlanamayacağımız ağırlıklardır bunlar. Onları yere yıkmak için tek yol içkidir bazen.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/valeria-judith-m
Damien Hercules Demexas

GezginGezgin
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Aslan

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   Ptsi Ağus. 16, 2010 10:55 am

Kalbinde taşıdığı ağırlığın büyük bir kısmını geride bırakmak istermişçesine Annwn'e sürüklemişti düşünceleri onu. Tercihinin neden burası olduğunu anlamak için bekledi bir süre, ve bakışlarını girişteki havuzun ortasında bulunan heykele kaldırdı. Sessiz, hareketsiz... Hafif, dudaklarını sıyırıp geçen bir gülümseme dokundu suratına. Bu gece olmak istediği tam da böyle bir şeydi herhalde. Kıpırdayamayan, sesi soluğu çıkmayan, duygusuz ve kaskatı biri... Sadece bir kereliğine, kalbini tam anlamıyla arkasında bırakmak istiyordu. Sadece bir kereliğine dünya umurunda olmasın istiyordu. İç geçirdi ve son düşünceleri olmasına yeminli olduğu fısıltıların kısa bir süreliğine beyninde dolaşmasına izin verdi. Güvendiği, sevdiği, değer verdiği Nyl'i artık hayatında olmayacaktı. Gitmişti... Damien'ın ellerini uzatıp ona dokunamayacağı bir yere gitmiş ve gözden kaybolmuştu. Gözlerine dolan yaşları yuttu ve ağır adımlarla havuzun ötesindeki kapıya doğru ilerlemeye başladı. Giriş parasını ödediği görevli kapıyı açtığında küçük bir gülümsemeyle ona başını salladı. Koridorda ilerlerken, burayı seçtiği için mutlu hissediyordu kendisini. Seçkin bir klüptü, ipini koparanın giremeyeceği tarzda bir yer... Kendini müziğin gürültüsüne kaptırarak kafasını dinleyebileceği bir yer... Koridor sona erdiğinde onu karşılayan müziğin coşkusu, aklındakileri bir anda silmekte yeterince etkili olmuştu, ve bunun için minnettardı. Kocaman görünen dans pistini ve üzerindeki insanları görmezden gelmeye çalışarak ilerledi ve bara yöneldi. Kendisini tanıyan bazı insanlar ona selam verdiğinde, kendisini görünmez yapabileceği bir büyü biliyor olmayı diledi. Kabaydı belki onları dikkate almayışı, ama yüzündeki ifadenin, hareketlerini mazur kılabilecek kadar duygusuz olduğunu tahmin ederek kendini avutmaya çalışıyordu.

Bara ulaştığında, ona gülümseyen barmen kıza kısaca, 'Bana sert ve karışık bir şeyler verin lütfen. Şuradaki locada olacağım.' diyerek başıyla, piste en uzakta duran, en son localardan birine işaret etti. Kız anlayışla başını sallayınca içi biraz olsun rahatladı, demek ki rahatsızlığı dışardan belli oluyordu. Barın içindeki ışık efektlerinin üzerinde ilginç oyunlar ve görüntüler yarattığı içki şişelerinden bakışlarını çevirerek pistin sonlarına doğru yürümeye başladı. Bu sırada, girdiğinde çalan şarkı sona ermiş, rahatlatıcı bir rock parçası çalmaya başlamıştı. Damien yüzünü buruşturdu; tam da ihtiyacı olan şey. Bir nedenden dolayı, belki de kendisini şartlandırdığı için, bu şarkı, küçükken Nyl'le sevdikleri bir şarkıyı hatırlatmıştı ona. Neredeyse yığılır gibi çöktü locaya ve bakışlarını önünde kilitleyerek parmaklarıyla oynamaya başladı. İstem dışı bir şekilde şarkıya eşlik etmeye başladığında, şarkının ona tanıdık geldiğini hatırladı. Umut dolu bir şarkıydı, insanın içindeki iyilikle ilgili bir şarkı. İyilik...

Kaşlarını çatarak mırıldanmasına ara verdi. Buydu çözüm, değil mi? Ruhunu gerçekten arındırmak istiyorsa, Damien önünde tek bir çıkış yolu görebiliyordu. Yedi yıllık ilgisizliğini sona erdirecek bir şey... Bir seçim. Kararlılıkla parmaklarını birbirine, sanki anlaşmaya vardığını tasdik edermiş gibi, kenetlerken, yanına yaklaşan birinin sesini duydu. 'İçkiniz, bayım.' Kafasını çevirip barmen kızla karşılaştı. Başını bir kez sallayarak içkisini kızdan aldı. 'Teşekkürler.' İlgisi, ya da bu durumda, ilgisizliği, tekrar kendisine dönerken, otomatik bir hareketle içki kadehini, sanki birini selamlıyormuşçasına kaldırdı. 'Sana içiyorum, Nylenia. Kardeşim...' Son kelime dudaklarından mırıltı halinde dökülmüştü. Kadehi başına dikerek büyük bir yudum aldı. Hm... Gerçekten sert bir içki olmuştu. Barmenlerin gerçekten işini bildiğini düşünerek bir yudum daha içti ve düşüncelerinin sessizliğini, müziğin gürültüsüne teslim etti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valeria Scotfield

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Z.A.Y.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Anka Kuşu

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   Çarş. Ağus. 18, 2010 12:32 pm

''Bir bardak daha koy!'' Elleriyle bardağı sallarken sessizce bunu mırıldanıyordu. Başını arkasında ki duvara dayadı. Ve esnedi. İçiyordu ama uykusu geliyordu. Garipti doğrusu.Garson kız son sürat geldi yanına. Doldurdu genç cadının bardağını. İçkiye dayanıklı olması iyi bir şeydi. Son zamanlarda zaten içkiye ihtiyaç duyuyordu. Bakanlıkta işler karışıyordu. Hepsi o cadı yüzündendi. Claire. O kızda bir şey vardı ama o kadar iyi bir oyuncuydu ki asla kimse kanıtlayamıyordu bunu. Sessizce yudumlaya çalıştı ama tabi ya bardak boştu. Kıza bir kez daha el salladı. Sanırım başka biriyle ilgileniyordu. Ama o kişinin yanından ayrılınca hemen koşa koşa Valeria'nın yanına gelmiş bardağını doldurmuştu. Cin toniğinden bir yudum almış ve hayata küfrediyordu. Hiçbir aksiyon yok. Hiçbir eğlence yok. Boyuna başa açılan belalar var. Bunları aksiyon olarak saymıyordu. Hayatında monotonluk sağlamış hiçbir şey aksiyon değildi. Başını arkaya doğru çevirmiş sonra gözleri büyümüş ve gelen kişiye dikkatlice bakmıştı. Bu Bay Demexas. Nylenia'nın abisi. Off tam kızın öldüğü için içten içe sevinirken bu adam da nereden çıkmıştı.

Başını hemen geri çevirdi ve önüne eğdi. Zaten adam görse bile tanımazdı ama yine de savunma psikolojisi onu görmesini istemiyordu. Heyecan ve tedirginlikle bardağını kafasına dikti. Boğazında bir yanma hissetti. Cin tonik kafaya öyle dikilir miydi Allah aşkına. Sen sanki her gün içki içiyorsun.Ayda yılda bir içiyorsun onu da burnundan getiriyorsun. ''Bir cin tonik daha!'' Zavallı barmen kız. Hangi müşteriye bakacağını şaşırmıştı. Eli ayağı birbirine dolanarak herkese servi etmeye çalışıyordu. Kız Valeria'nın arkasında durmuş saklandığı adama içki servisi yapıyordu. Bir dakika saklandığı adam mı? Ne kadar saçma. Tanışmışlıkları var mıydı. Büyük ihtimalle hayır. Hatırlamıyordu zaten. O yüzden dimdik durdu. Hem tanısa bile kızın aklından geçenleri nasıl bilebilirdi ki? Rol yapmasını da azıcık bilirdi yani Valeria. Üzülmüş gibi yapmak çok da zor olmasa gerek. Kız hemen Valeria'nın yanına geldi istediği şeyi verdi. ''Teşekkürler.'' Dudaklarını oynatarak söylemişti bunu. Buraya gelmeden önce bakanlıkta konuştuğu arkadaşlarından birini hatırladı. Aslında açık bir şekilde iyi ki ölmüş dememiş olmasına rağmen herkes kız öldüğü için sevindiğini anlayabilirdi. Duymuş muydu? söylediklerini? Kulağına gitmiş miydi? Aha çok büyük bir aptallıktı bakanlığın içinde böyle konuşmak. Yavaşça kafasını geriye doğru çevirdi ve göz göze geldiler. Lanet olsun. Hafifçe gülümsedi ve yapılacak olan tek şeyi yaptı kendini kaderin ellerine bıraktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/valeria-judith-m
Damien Hercules Demexas

GezginGezgin
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Aslan

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   Cuma Ağus. 20, 2010 5:17 pm

Birkaç kadeh sonra, içkisi istediği etkiyi yaratmaya başlamıştı. Başının içinde oluşmaya başlamış olan mayhoş karmaşaya teslim etmeye başlamışken umarsız benliğini, boşlaşmaya başlayan bakışlarını şöyle bir etrafında gezdirdi Damien. Belliydi biraz önceki kendini tecrit etmişliğinden kurtulmak istediği. Öfkesi ve üzüntüsü, hücrelerini yakan sıvının kavuruculuğunda eriyordu şu anda, hissedebildiği tek şey sıkıntıydı. Ona, bazı şeyleri unutturacak kadar içmenin ne manası olduğunu ve bunun düpedüz saygısızlık olduğunu söyleyen beynindeki küçük sesi, resmen kaba kuvvet kullanarak bastırdı ve küçük bir çocuk gibi suratını astı. Bir şeyler istediği gibi gitmediği zaman hep böyle yapmak alışkanlığı olmuştu zaten. Barmene işaret vermek için arkasına dönüp elini kaldırdığında, arkası ona dönük olduğu için anca fark edebildiği birini gördü. Kaşları hafifçe birbirine yaklaştı - tanıdık mıydı acaba? Emin olamıyordu. Yanına yaklaşan barmen kızdan bir içki daha istedikten sonra bir süre daha süzdü genç bayanı omzunun üzerinden. Böyle gözlerini dikip bakmak kabalık mıydı ki? Bu konularda çok fazla bir deneyimi olmayan Damien, yanaklarının hafifçe kızardığını hissederek önüne döndü tekrar ve kadehi bir dikişte bitirdi.

Belki de gitgide artan şarhoşluğunun bir etkisiydi, bilemiyordu. Zihni mantık sınırlarının dışında düşünmeye başlamıştı, en azından ona göre oluşan kalkanların, utangaçlığının. Başını tekrar arkaya çevirdi ve bu patavatsızlığından aldığı keyif, genç kadının da ona baktığını görünce daha da arttı. Hafifçe gülümseyen kadına, hafif çarpık bir şekilde karşılık verdi. Pekala, beklediğinden çok daha rahat davranıyordu. Hem neden rahat olmayacaktı ki? O kadar da zayıf olamazdı bu konuda, değil mi? Bu düşüncenin verdiği kendine güvenle bir anda karar vererek ayağa kalktı ve önünden geçerek başka bir yere yönlenen barmenden, muhtemelen oradaki müşterisine götürmek üzere hazırladığı içkisini kaptı. Kızın afallayan ve biraz da kızmış olan bakışlarını görmezden gelerek, biraz önce göz göze geldikleri genç cadının masasına doğru yürümeye başladı. 'Ne olacaksa olsun,' diye geçiriyordu içinden. Özellikle de kafası sağ salimken böyle bir şeyi yapacak cesareti kendi kendinde bulamıyorduysa. Kadının oturduğu sandalyenin arkasında kısa bir süre duraksadıktan sonra konuşmaya başladı. 'Tek başına içmek bir yerden sonra çok sıkıcı olmaya başlamıyor mu sizce de?' Ona biraz şaşırmış bir ifadeyle dönen genç bayana gülümsedi yine. Evet, yüzü çok tanıdıktı. Bakanlıkta görmüş olup olamayacağını düşündü Damien. Seherbazlardan biri değil miydi? Elbette. Hakkında bir şeyler kafasını kurcalayıp duruyordu, bakanlıkta duymuş olduğunu düşündüğü bir şeyler. Onun ismini hatırlamaya çalışarak düşünürken eliyle, kadının yanındaki sandalyeyi gösterdi. 'Size katılmamın bir mahsuru var mı?' diye sordu kibar bir sesle.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valeria Scotfield

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Z.A.Y.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Anka Kuşu

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   Çarş. Ağus. 25, 2010 12:01 pm

Adam şimdi ona bakıyordu kaşlarını çatmış bir şekilde. Kesin tanımıştı onu. Yoksa niye böyle baksın ki. Kaderine küfreden Valeria içinden Şu işten sapasağlam bir çıkayım söz bir daha böyle şeyleri dile getirmeyeceğim. Sonra sanki bu biraz ağır bir cezaymış gibi hızla ekledi şu cümlelerini; En azından bakanlığın içinde O kendi içinde Tanrıya yalvarırken adam önüne dönmüştü. Bu bir işaret olmalıydı herhalde. Bu işten sıyrıldığına dair bir işaret. Adamın sessizliği fazla sürmemişti. 'Tek başına içmek bir yerden sonra çok sıkıcı olmaya başlamıyor mu sizce de?' Adamın sesiyle irkilen genç cadı yavaşça arkasını döndü. Neydi bu şimdi. Bir soru muydu? Bir ima mı? Saçmalama nasıl bir ima olabilir. Yoksa kızı deniyor muydu? Ama nasıl deneyebilirdi ki? Ya da hangi sebepten? 'Size katılmamın bir mahsuru var mı?' Hayır. Ama elbette adamın yüzüne bunu söyleyemezdi. En şirin gülümsemesini takındı. ‘’Elbette. Buyurun.’’ dedi.

Tamam sakin Valeria. Tanımadı işte. Bundan sonra nasıl çıkarabilir ki?Adamın yanına gelip oturmasıyla bir içki daha istedi garson kızdan. Bir şekilde konuşması gerekirdi. ‘’Şey siz şeyin kardeşisiniz değil mi? Şeyin… Nylenia'nın abisi’siniz değil mi?’’ Evet gerginlik yaratacak bir soruydu. Aslında soru değildi. Cevap belliydi. Ve bu söz üzerine adam sinirlenebilirdi. Sessizce adamın yüzüne baktı. Alacağı tepkileri merak ediyordu. Patavatsızdı sanırım biraz. Neden bu konuyu açmıştı ki? Sadece kendini tanıştırması yetmez miydi? Bu yüzden konuşma gereği durdu. ''Şey yani özür dilerim. Bu konuyu açmak değildi amacım. Ya da sizi bu konu hakkında konuşturmak. Kendini ifade edebilmiş miydi bilmiyordu. Hayatı boyunca hiçbir zaman hareketlerini ya da konuştuğu bir kelimeden ötürü kendini ifade etmekte zorlanmamıştı. ''Şey ben Valeri Scotfield. Belki tanımıyorsundur.'' Çok konuşmuştu sanırım. Susması gerekiyordu. Ve bu yüzden sustu ve garson kızın getirdiği bardağı elinde evirip çevirmeye başladı.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/valeria-judith-m
Damien Hercules Demexas

GezginGezgin
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Aslan

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   Perş. Ağus. 26, 2010 11:59 pm

Genç cadının yanına oturduğunda yüzünde oluşan hafif ancak samimi tebessüm, onun bir sonraki sorusuyla buharlaşıp havaya kavuşmuştu sanki. 'Şey siz şeyin kardeşisiniz değil mi? Şeyin... Nylenia'nın abisisiniz değil mi?' Genç kadın kardeşinin adını neredeyse çekinerek mi söylemişti, yoksa Nyl'i artık neredeyse takıntı haline getirmiş olduğu için ona mı öyle geliyordu? İyice zırvalamaya ve sinirini bozmaya başlamış olan hislerine karşılık olarak sinirli bir biçimde kaşlarını çattığında, bir kez daha kendisine hatırlatma gereği duydu başkalarının yanında hislerine yenik düşmemesinin gerekliliğini. Kendi düşüncelerinin arkasına saklanarak bencilce ve aptalca davranışlarını açıklamaya çalışan birini, hangi korkaklık sözleri tarif edebilirdi? Sessizliğinin oluşturduğu rahatsızlık verici boşluk, genç kadını da tedirgin etmişti anlaşılan. 'Şey yani özür dilerim. Bu konuyu açmak değildi amacım. Ya da sizi bu konu hakkında konuşturmak.' Başını hayır anlamında iki yana sallarken, dudaklarına hafif, yarım kalmış bir gülümsemenin nazarının dokunduğunu hissetti. 'Özür dilemenizi gerektiren bir durum yok. Evet, ikizimin acısı hala çok taze ama bazen konuşmak insanı daha çok rahatlatıyor.' Sesi eriyip gider ve çaresizliğiyle huzursuzluğunun derinliklerinde kaybolurken, sağ elinin parmaklarını kaldırdı ve pek de uzaklarında olmayan garsona doğru salladı. Kızın yüzünden anlık bir sıkıntı gölgesi geçtiğinde, bir sonraki içkisinin biraz gecikebileceğini düşündü. Galiba bunu anlayışla karşılayabilirdi. Galiba. 'Şey ben Valeri Scotfield. Belki tanımıyorsundur.' Valeri... İsmi kulaklarına çok hoş gelmişti. İlgisini bir kez daha tam anlamıyla Valeria'ya odakladığına, bu gece meydana çıkardığı belki de ilk içten gülümsemeyle elini öne uzattı. 'Damien Hercules Demexas. Tanıştığıma memnun oldum.' Sonra, sanki hatırlamak istiyormuşçasına, kaşları hafifçe birbirine yaklaştı. 'Yanılıyor olabilirim, ama Seherbaz bürosunda çalışıyorsunuz, değil mi?' Sorulabilecek en iyi soru değildi bu, ve aklına gelen ilk şeyin bu olmasına inanamıyordu. İçinde bulunduğu ruh durumundayken bir seherbazla karşılaşması ne kadar da ilginç bir tesadüftü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valeria Scotfield

Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.Şu an Muggle'sınız. Lütfen bir rütbe edinin.
avatar



Mücadele Tarafı : Z.A.Y.
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Anka Kuşu

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   C.tesi Ağus. 28, 2010 8:56 pm

'Özür dilemenizi gerektiren bir durum yok. Evet, ikizimin acısı hala çok taze ama bazen konuşmak insanı daha çok rahatlatıyor.' demişti Damien Hercules Demexas. Hayır, rahatlamıyordu anlaşılan. Adamın sesi bunu söylüyordu. Kendini yokluğa teslim etmiş sesi. Bu ses tonunu duyunca kızın aklına ilk hata yapmış olduğu geldi. Hata yapmıştı çünkü arada bir su yüzüne çıkan patavatsızlığı yine iş başındaydı. İçki sayesinde. Evet kesinlikle sormamalıydı. Nasıl olsa biliyordu cevabını. Saçmalıktı. Kız bu tatsız konuşmanın üzerine konuyu değiştirmeye çalışırcasına beceriksizce kendini tanıtmıştı. Adamın suratına yayılan gülümsemeyi incelediğinde kendisi de istemeden de olsa gülümsedi. Etki tepki diye düşündü ilk olarak. 'Damien Hercules Demexas. Tanıştığıma memnun oldum.' Bingo. Doğru tahmin. Sonra bu düşüncesinin suratına yansımasından korkarak hemen konuşmaya başladı. ''Ben de.'' Bay Demexas'ın kaşları bir şeyden şüpheleniyormuşçasına havaya kalktı. Valeria'nın ise suratı gerildi. Korkunç görünüyordu belki. Ama umrunda değildi. 'Yanılıyor olabilirim, ama Seherbaz bürosunda çalışıyorsunuz, değil mi?' Genç cadı gözle görülür bir nefes verdi. Rahatlamıştı. Suratına o çarpık gülümsemesi yeniden yayıldı. '' Evet. Lanet olasıca, hiçbir halta yaramayan, dünya üzerinde büyük işler yaptıklarını zanneden o pislikleri yakalıyoruz.'' Sustu. Bu sefer çok konuştuğundan değildi. Zira ne kadar konuşursa konuşsun mesleği hakkında konuşmaktan bıkmazdı. Ama bunları onunla konuşmak, tartışmak nasıl olurdu bilmiyordu. Yani bir diplomat elbette biliyordu onları. Ama sadece meslektaşı anlayabilirdi. O yğüzden konuyu kısa kesti. Onun yerine belki o da onun yaptığı işi bilmesine rağmen sorabilirdi. Ama gerek yoktu. Boşa gevezelikti. Ama öbür türlü de gerkesiz bir sessizlik olacaktı.

''Eee Bay Demexas normal şartlarda bir diplomatı barlarada az görürüz. Hatta hiç göremeyiz. Şahsen ben hiç görmedim. İlk sizi görüyorum. İşler yolunda değil sanırım.'' Haklıydı kaç kişi bir diplomatı barda içki üstüne içki içerken görürdü ki. Sonra bakışlarını dikti adamın gözüne. Normalde de bakıyordu evet ama bu sefer gizli bir şeyleri çekip çıkarmak istercesine bakıyordu. Bakışları fiziksel görünümüne takıldı. Daha önce öylesine bir bakmıştı. Fazla dikkat etmemişti. Beş dakika önce sorsanız ne giyiyor diye, karşısında olmasına rağmen söyleyemezdi belki de. Dağınık saçlar, spor bir güyüm. Ve bir diplomata göre oldukça gençti. Birden gözleri büyüdü. Hayır! Olamaz. Eğer yanıldıysa büyük bir gaf yapmış olacaktı. Yüznün kızardığını hissediyordu. Alev alev yanıyordu yanakları. Yavaşça adama döndü. ''Yanılıyor olabilirim, ama diplomatsınız, değil mi?'' İçinden öyle olması için Tanrı'ya yalvarıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sihirdunyasi.roleplaylife.net/lejant-f86/valeria-judith-m
Damien Hercules Demexas

GezginGezgin
avatar



Mücadele Tarafı : Tarafsız
Kan Durumu : Safkan
Patronus : Aslan

MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   Ptsi Ağus. 30, 2010 3:19 am

Kimsesiz soluklarına sinmeye çalışan çaresizlik, umduğu kadar görünmez değildi anlaşılan dışardan bakıldığında. Valeri'nin gözlerinde görebiliyordu kelimelerinin, bahanelerinin zayıflığını ve kimsesizliğini. Arkalarında duramamanın ağırlığıyla canı sıkılırken bir yandan, bir yandan da alkolün yakıcılığıyla düşüncelerini biraz da olsa saydamlaştırmaktan aldığı haz, konu üzerinde çok fazla düşünmesine engel oluyordu. Hah. Ne ikilem ama... Tedirgin suskunluğunu boş bardağına doldurdu ve itti kendinden uzağa, en azından bir süreliğine içkiden uzak durup Valeri'ye odaklanabilmek için. Mesleği hakkında bahsederken sesinden yansıyan şevk ve saygı, genç kadına biraz daha ilgiyle ve ciddiyetle bakmasına neden oldu. O da kendi işini severdi, ama özellikle de tarafsızlığını. En azından... şimdiye kadar. Bozuk moralinin yarattığı suskunluğu sürekli Valeri'nin doldurmaya çalıştığını görünce, utandı çakır keyifliliğinin maskesinin altına saklanmaya çalışan yüz ifadesinden. Fazla sessiz ve durgun olması işine yaramamıştı. Yarayacak gibi de görünmüyordu. Unutmak için içkiyi değil de, doğallığını kullanmanın vakti gelmişti belki de. 'Eee Bay Demexas normal şartlarda bir diplomatı barlarada az görürüz. Hatta hiç göremeyiz. Şahsen ben hiç görmedim. İlk sizi görüyorum. İşler yolunda değil sanırım.' Pekala, bunu hatırlaması biraz şaşırtmıştı açıkçası onu. Diplomatların bakanlıkta, çok gerekli durumların dışında pek işi olmazdı. Zaten Uluslararası Büyücü Konseyi'nin merkezi de İngiltere'de değildi. Nedensiz yere gereğinden fazla düşünüp düşünmediğini merak etti. Her zamanki ayrıntılara takılma saplantısı şimdi ona gıcık edici bir huy gibi görünmeye başlamıştı birden bire. Bazen sadeliğin en dolu anıları barındırdığını nedense unutuyordu hep. Yüzündeki şaşkınlığı büyük ihtimalle yanlış anlamış olan Valeri konuştuğunda, başını kaldırıp onun yüzüne baktı ve biraz kafasının karışmış olduğunu, hatta neredeyse paniklediğini gördü. 'Yanılıyor olabilirim, ama diplomatsınız, değil mi?' Sesini unutmuş olabileceği korkusuyla boğazını temizledi. Ses tellerinin hala çalıştığını görmenin rahatlığıyla, biraz daha rahat ve neredeyse kayıtsız bir ses tonuyla yanıt verdi genç cadıya. 'Doğru hatırlıyorsunuz, konsey diplomatıyım. İşler şimdilik yolunda. Tabii ara sıra tatsızlıklar çıkıyor.' Bunu söylediğinde, daha bir iki gün önce yaşadıkları saldırı gelmişti aklına. 'Ve evet, barlarda takılmayı pek sevmem genelde. Sadece evime de yakın olunca, stres atmak istedim biraz.' Ses tonu git gide daha da düzgünleşiyordu sanki, bu da onun güvenini tazelemeye başlamıştı. Bu yeni hisle birlikte bir parça daha canlanarak tekrar Valeri'ye baktı. 'Ya siz? Sizi buraya asıl getiren neden nedir?' Acaba sık sık geliyor muydu Annwn'e? Merak ettiği bu soruyu, onu incitmek istemediği için dile getirmemişti genç büyücü. Belki de derinde, kimsenin dokunmasını istemediği bir yara vardı. Bunu kurcalamak Damien'a düşmezdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content





MesajKonu: Geri: Tatlı Tesadüf   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 

Tatlı Tesadüf

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kurgular Sayfası-